şifalı bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şifalı bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mayıs 2020 Çarşamba

Kansere karşı soğan suyu kürü

SOĞAN SUYUNUN FAYDALARI



Kanser

Sonuçları 2011 yılında ?Gastroenterology?de yayınlanan bir çalışmaya göre düzenli olarak kırmızı soğan tüketmek mide kanseri riskini düşürüyor. Sarımsak, pırasa, frenk soğanı ve arpacık soğanıyla aynı familyadan (Allium) olan soğan bu ailede yer alan diğer sebzeler gibi sülfür içeriyor. Bitkisel kaynaklardan alınan sülfür ise yapılan bu alanda yapılan çalışmalara göre hücre yapısının korunmasına yardımcı oluyor ve hücrenin yapısının bozularak kanserli hücreye dönüşmesini önlüyor.



Cornell Üniversitesi tarafından yapılan bir diğer araştırmaya göre soğan antioksidan etkisiyle özellikle karaciğer ve kolon kanserine karşı etkili bir koruma sağlıyor. Bu alanda yapılan çalışma sayısı oldukça fazla ancak ilgi çekici son bir istatistik daha verelim; 32 ülkede yapılan bir çalışmada, yemeklerde daha çok soğan tüketen ülkelerde prostat kanseri nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı tüketmeyen ülkelere göre oldukça az. Örneğin İngiltere´de prostat kanseri nedeniyle meydana gelen ölümler soğan kullanımının daha çok olduğu Hong Kong, Türkiye ve İran´dan 5 kat daha fazla.

Diyabet

Besin lifi bakımından zengin olan soğan kan şekeri dalgalanmalarını önler ve az miktarda besin lifi tüketimi nedeniyle yaşanan kabızlığa iyi gelir. Soğan, hem tip 1 hem de tip 2 diyabet hastalarında glikoz seviyelerinin düşürülmesine yardımcı bir sebzedir.

Solunum

Soğanın astım hastalarında akciğerlerin sıkışmasını önleyici etkisi olduğu konusunda bazı bilgiler bulunmaktadır fakat bu faydası konusunda yapılan bilimsel çalışmaların sayısı oldukça azdır. Antiseptik etkisinin solunum yoluyla ilgili hastalıklara iyi geldiği, balgamı temizlediği ve bu hastalıkların neden olduğu öksürüğü hafiflettiği bilinmektedir. Soğan suyu ve bal karışımı çocuklarda öksürüğü kesmek için geleneksel olarak kullanılan bir reçetedir.

Katarakt

Laboratuvar çalışmaları soğan suyu içmenin ve düzenli olarak soğan yemenin bazı katarakt türlerinin oluşma riskini önemli oranda azalttığını ortaya koymaktadır. Ancak ?Indian Journal of Ophthalmology? adlı bilimsel derginin 2009 Mayıs sayısında yayınlanan araştırma kobaylar üzerinde yapılmıştır ve net sonuçlar için daha fazla sayıda araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Anemi

Orta boy bir soğan (yaklaşık 110 gram) 0.2 mg demir içerir ve bu miktar günlük demir ihtiyacının %1´ine denk gelmektedir. Tabi günlük demir ihtiyacınızı sadece soğan suyu içerek karşılamanız pek mümkün değil ancak demir bakımından zengin gıdalar tüketmeye çalışıyorsanız beslenme listenize soğanı da ekleyebilirsiniz.

Tansiyon

Soğanda bulunan - quercetin- adlı bileşenin tansiyonu düşürdüğü ve hipertansiyon hastalarında tansiyon kontrolüne yardımcı olduğu yönünde araştırma sonuçları bulunmaktadır.

İdrar Söktürücü

Soğan güçlü bir idrar söktürücüdür ve kanın temizlenmesine yardımcı olur. Öksürük: Geleneksel olarak bronşit ve astım tedavisinde kullanılan soğan suyu aynı zamanda kuru öksürüğe de iyi gelmektedir. Sinek Isırıkları: Sinek veya böcek ısırığının bulunduğu bölgeye 1 adet soğan kesip sürerseniz ya da parmak ucuyla soğan suyu uygularsanız kaşıntıyı kısa sürede alır. Aynı zamanda hafif yanıkların ve küçük kesiklerin daha kısa sürede iyileşmesine yardımcı olur.

Soğan deyip geçmeyin.Soğanın faydaları

Mor Soğan suyu kalbi güçlendirmektedir, taşıdığı esterler kanın pıhtılaşmasını önler. Boğaz iltihabı tedavisi sesin güzelleştirilmesi sinirsel rahatsızlıkların tedavisi öksürüğe bronşit ve boğaz ağrısına karşı en iyi ilaç soğan suyunun balla karıştırılarak yenmesidir. Kan basıncını (tansiyonu) düşürücü etkiye sahiptir.

 Safra kesesi salgısını artırır ve bunun sonucu olarak taş oluşumunu önler. Mor Soğan suyu kalbi güçlendirmektedir, Taşıdığı esterler kanın pıhtılaşmasını önler. Yeni kesilmiş soğanı arının soktuğu yere sürdüğünüzde ağrıyı alır ve şişmesini önler. Soğanın düzenli kullanımının prostat kanseri riskini azalttığı söylenmektedir. Aynı etkinin mide ve göğüs kanseri için de geçerli olabileceği dile getiriliyor. Karın sancılarına ve mide kanamalarına karşı çok ince doğranmış soğan süt içerisinde kaynatılarak içilir. Hong Kong Üniversitesi´nden uzmanlara göre özellikle kırmızı soğan kötü kolesterolü düşürür. Bir adet çiğ soğanın yarısını her gün tüketen kişilerin iyi kolesterolünün %30 oranında artacağı söylenmektedir.

Soğanın içerisinde kanser, kalp rahatsızlıkları ve hatta Alzheimer´a iyi geldiği söylenen antioksidanlar bulunur. Roma imparatoru Nero ve ABD başkanı George Washington´ın soğuk algınlığına karşı soğan tükettiği bilinmektedir.

Soğanın içerisinde bulunan yağın insulin gibi etki gösterdiği ve kan şekeri seviyesini düşürdüğü bilinmektedir. Aynı orandaki soğan suyu ve elma sirkesi karıştırılarak oluşan tonik günde 2 defa cilde sürüldüğünde koyu renkli bölgelere iyi geldiği söylenmektedir. Bu ikili ciltteki pH dengesini sağlayarak renk farklılığına karşı etkilidir.

Aynı orandaki soğan suyu ve elma sirkesi karıştırılarak oluşan tonik günde 2 defa cilde sürüldüğünde koyu renkli bölgelere iyi geldiği söylenmektedir. Bu ikili ciltteki pH dengesini sağlayarak renk farklılığına karşı etkilidir. Soğanın içerisinde bronşit, diyabet, astım ve saman nezlesine iyi geldiği söylenen flavanoidler bulunur.

MOR SOĞANIN FAYDALARI

Kan yapımına yardımcı olur. Kalp çarpıntısını giderir. Mor Soğan suyu kalbi güçlendirmektedir, Taşıdığı esterler kanın pıhtılaşmasını önler. Kan basıncını (tansiyonu) düşürücü etkiye sahiptir. Şeker hastalığına karşı bol miktarda mor soğan yenir. Kesik ve yanık yaralarının mikrop almaması için mor soğan suyu sürülür. Safra kesesi salgısını artırır ve bunun sonucu olarak taş oluşumunu önler. El ve ayak tırnaklarının çabuk kırılmasında, tırnakları sık sık mor soğan suyu ile ovmak gerekir.

ŞİFA KAYNAĞI

Ayak bacak karın göğüs ve ellerdeki şişmelere karşı günde üç defa yemeklerden önce birer çorba kaşığı soğan suyu içilir. Burun kanamalarını durdurmak amacıyla soğan yumrusu ikiye kesilir yarısı burnun önüne bağlanır. Çıbanları olgunlaştırmak için soğan yumrusunu oluşturan yapraklar haşlanarak çıban üzene konur. İdrar yolları ağrılarında taze kesilmiş ve ısıtılmış soğan sıcak sıcak ağrıyan yerin üzerine konur ve bu işlem birkaç kez tekrarlanır.

Dizanteri veya bağırsak iltihaplarına karşı çiğ yumurta sarısı taze tereyağı iyice ezilmiş kimyon tohumu ve fazla miktarda soğan suyu karıştırılıp günde üç defa birer çorba kaşığı yenir. Nasırları yok etmek için sirke içerisinde kaynatılan mor soğan nasır üzerine konarak bağlanır ve bu işlem birkaç kez tekrarlanır.

Karın sancıları için soğanın faydaları

Karın sancılarına ve mide kanamalarına karşı çok ince doğranmış soğan süt içerisinde kaynatılarak içilir. Dibinde toplanan soğanlar ise yenir. Boğaz iltihabı (Iarenjit)´in tedavisi sesin güzelleştirilmesi sinirsel rahatsızlıkların tedavisi öksürüğe bronşit ve boğaz ağrısına karşı en iyi ilaç soğan suyunun balla karıştırılarak yenmesidir. Bu maksatla hazırlanan macundan günde üç çorba kaşığı tüketilmeli.

Kür şeklinde soğanın faydaları

-Kadınlarda meydana gelen çikolata kisti (endometriosis) ve miyom oluşumlarına karşı tedavi edicidir. -Kadınların yaşadığı adet düzensizliğini ortadan kaldırmaya oldukça etkilidir. -Polikistik over sendromu tedavisinde faydalıdır. -Menopoz şikayetlerini azaltmak için içilmelidir. -Kıl dönmelerinde fayda sağlayacaktır. -Vajinal akıntılarda kullanılmalıdır. -Hamile kalmak isteyenlerin, sorunlarına çare olacaktır.

-İçeriğindeki sulfosid nedeniyle antibiyotik özelliğine sahiptir. -Ciltte çıkan iltihaplı sivilce ve aknelerde tedavi edicidir. -Dolaşım sistemini düzenler. -Bağışıklık sistemini güçlendirici etkileri bulunmaktadır -Stres giderici ve balgam söktürücü etkileri vardır. -Vücutta meydana gelen yağlanmayı azaltacağından, zayıflamaya yardımcı olur. -Prostatta oluşan iltihapları azaltıcı etkileri nedeniyle, ağrıların azalmasına yardımcıdır. -Sinüzit rahatsızlığının ilerlemesini önler. -Çiğ soğan tüketimi, yemek sonrasında kandaki total gliserit oranını düşürür.

Soğan kürü nasıl uygulanır

-Soğan suyu ile hazırlanmış olan kür, sağlık sorunlarına fayda sağlaması açısından en az altı ayda bir defa 15 gün süreyle uygulanmalıdır. Bu süreyi aşmamaya dikkat edilmelidir. -Hazırlanmış olan kürü ılık olarak tüketmelisiniz. -Daima içeceğiniz kür taze olarak hazırlanmalıdır. -Öğle ve akşam yemeklerinden on dakika önce bir bardak içmelisiniz.

-Kürü hazırlamak için mutlaka açık kahverengi kabuklu beyaz soğan kullanılmalıdır. -Kullanılacak soğanların dış kabuğu kuru ve taze olması gerekir. Çimlenmiş ve köklenmiş olanlar bayattır. Hangi soğan daha faydalıdır? Tüm soğan türleri belirli oranlarda antioksidan içeriyor. Ancak kırmızı soğanın ve beyaz soğana göre daha güçlü bir antioksidan olduğu belirtiliyor. Soğanın köke yakın bölümü kanserden korunma sağlayan bileşenler bakımından en zengin bölgesi.

Soğan suyunun yan etkileri

Soğan doğal olarak fruktoz içerir. Bazı kişilerde mide fruktoz sindirimi sırasında zorlandığı için soğan gaza neden olabilir ve bu gaz vücuttan atılamadığında mide ağrılarına yol açabilir.

Bunun yanı sıra reflü hastaları soğan suyu içerken veya çiğ soğan yerken dikkatli olmalıdır çünkü soğan reflü belirtilerini şiddetlendirebilir. Soğanın kan şekerini düşüren etkisi, kan şekeri düzeyini kontrol altında tutmak için düzenli olarak ilaç kullanan diyabet hastalarında ilaçların etkisini istenmeyen boyutlarda arttırabilir.

Diyabet için ilaç kullanıyorsanız düzenli olarak soğan suyu içmeye başlamadan önce doktorunuza danışın. Özellikle yeşil soğanda bol miktarda bulunan K vitamini uzun süre günlük ihtiyaçtan fazla miktarda alındığında bazı kan inceltici ilaçlarla etkileşime geçebilir. Kan inceltici ilaç kullanıyorsanız soğan tüketimi konusunda doktorunuza danışın.

8 Ocak 2014 Çarşamba

Nar kabuğu mucize faydaları nelerdir?


Nar kabuğu mucizesi

Tacıyla adeta meyvelerin kralı olan nar, her derde deva bir ilaç. Hem de her yönüyle..

Tacıyla adeta meyvelerin kralı olan nar, her derde deva bir ilaçtır. Nar bağışıklık sistemini güçlendirerek, bizleri başta kanser olmak üzere pek çok hastalıktan da korumaktadır. İçerdiği flovanoidler, vitaminler, polifenoller, antosiyaninler, taninler vasıtasıyla kolesterol ve şekeri de dengeleyen nar kalp ve damar sağlığımızı koruduğu gibi, kanser hücrelerinin de gelişmesini çok önemli oranda engellemektedir.

Mucizevi bir şifa kaynağı olan nar kabuk, zar, çekirdek ve sudan oluşmaktadır.

Nar suyunun genel damar sağlığını, özellikle de kalbi koruduğu, damar tıkanıklıklarını geriletme ve tansiyon düşürücü etkileri herkes tarafından bilinmektedir. İnsanlar narı, suyunu içerek tüketmektedir. Narın içindeki zarlar ile yendiğinde mide ülserini iyileştirdiği ise pek az kişi tarafından biliniyor. Yine son günlerde pek çok firmanın satışa sunduğu nar çekirdeği yağı,çok değerli punicic acid içermektedir. Nar çekirdeği yağı özellikle cildimizde kırışıklıkları ve yaşlanmayı gidermekte, saçlarımızda canlılık ve saç çıkarıcı etkileri nedeniyle ilaç endüstrisi tarafından önemli miktarda kullanılmaktadır.



''Nar kabuğu,suyundan daha fazla değerlidir''

Nar suyu bir ilaç gibi sağlığımız için faydalıdır, ancak kabuğu suyundan daha fazla değerlidir. Nar kabuğu içinde bulunan ellagik asit, başta meme kanseri olmak üzere hemen hemen tüm kanser türlerini hem önleyici hem de iyileştirici faydalar sağlamaktadır. Nar kabuğundaki flavanoitler, fenolik bileşikler ve antioksidantlar suyundan çok daha fazla miktardadır. Nar kabuğunda bulunan ellagik asit antioksidan, anti-mutajen ve anti-kanser özelliklere sahiptir. Çalışmalar meme, yemek borusu, cilt, bağırsak, prostat ve pankreas kanserlerinde anti-kanser özelliğini göstermiştir. Ellagik asit P53 geninin kanser hücrelerince yok edilmesini engellemektedir. Ellagik asit kansere neden olan moleküllere bağlanarak onları çok önemli bir oranda etkisizleştirmektedir.

''Sıkılan narın kabukları asla atılmamalı''

Gölgede veya 40-50 dereceyi geçmeyecek ortamlarda kurutarak, ufaladığımız nar kabuklarını serin bir yerde saklayalım. Daha sonra 100 gram kaynamış suya, 2 gram nar kabuğu atarak, yaklaşık 10 dakika kaynatıp suyunu hemen her gün çay olarak tüketelim. Böylece başta kanser, kalp ve şeker hastalıkları olmak üzere pek çok hastalıktan kendimizi korumuş olacağız. Genelde tüm meyvelerde olduğu gibi narın da en değerli yeri kabuğudur. Bir ilaç gibi içtiğimiz nar suyundan arta kalan kabukları da asla atmayalım ve başta kanser, şeker ve kalp olmak üzere hemen hemen tüm hastalıklardan korunalım. (Özlem Özdemir - Beslenme ve Diyetetik Uzmanı)

22 Haziran 2013 Cumartesi

Göz sağlığınız için yaban mersini


Yaban mersini kullanımı 1860 yıllarına dayanan çok eski bir bitkidir. Modern tıbbın olmadığı dönemler de insanın tedavisi için zaten şifalı bitkilerin kullanıldığını hepimiz biliriz. Ama yaban mersini kadar eskiye dayanan pek az bitki vardır. Yaban mersini özellikle o dönemlerin en etkili ve yaygın hastalığı olan ishal ve dizanteriye karşı kullanılmıştır.

Orta çağ avrupası bu hastalıklar ile boğuşurken en önemli yardımcıları hep yaban mersini olmuştur. Yaban mersini ile bizim güney illerimizden mersinin hiçbir bağlantısı yoktur. Ülkemizde Marmara ve karadenizde ki ormanlarda yetiştiği bilinir. Ama yaban mersini istenirse meralarda da yetiştirilebilir.

Özellikle de sulak alanlarda çok fazla ilgi göstermeden de yetişmesi sağlanır. Yaban mersininin meyveleri haziran ayında toplanmaya başlar ve eylül ayı sonuna kadar devam eder. Yaban mersini böbrek ve mesane hastalıklarında da çok sık kullanılır.

Hatta bunun kullanımı tarih kitaplarında 1600 li yılları işaret etmektedir. Şeker hastalığı nedeni ile göz retinası bozulmalarında da kullanıldığı bilinir. Hatta 2. dünya savaşında savaş pilotlarına yaban mersini verildiğini tarih kitapları yazmaktadır.

Dikkat her bitki şifalı değildir.


Nasıl vücudumuzda bir bölgede sıkıntılı bir hastalık oluşuyor ve onu tedavi etmek için ilaç tedavisi uyguluyor ve ilacın başka bir organımıza vereceği bazı yan tesirlerde oluşabiliyorsa bu bitkiler içinde geçerlidir. Bitkilerle şifa bulmak isteyen ve ondan faydalananlar bilmelidirler ki bitkilerinde vücutta oluşturabileceği bazı yan etki ve tesirler bulunmaktadır.
 
Bitkilerin şifalı olabilmesi için toplandıktan sonra uzun süre bekletilmemiş, yıllanmamış ürünler olmasına özellikle dikkat edilmesi gerekmektedir. Satın aldığımız bitkilerden fayda sağlayacağız derken zarar sağlamış olmayalım. Adaçayının sakinleştirici özelliğinin olduğunu çoğumuz bilmekte uykusuz kaldığımız günlerde vücudumuzu dinlendirmek istediğimiz durumlarda adaçayı demleyerek adaçayından faydalanmak isteyebiliriz.
Ama adaçayının hamilelik dönemlerindeki bayanlarda düşük tehlikesi yarattığı bilinmezse ve bilinçsizce tüketilirse yarar yerine zarar sağlayabilmektedir.

Yine zayıflama çayları adı altında birkaç çeşit bitkinin karışımıyla hazırlanan çayları da çok sayıda tüketerek zayıflamaya çalışabilirsiniz bu çayların da çok sayıda tüketilmesi için vücutta sıvı kaybı yaşanabilir ve vücut için gerekli bazı sıvılarda vücuttan atılacağı için vücudumuz dirençsiz ve halsiz bir hal alabilir. Siz siz olun her bitkiyi bilinçli ve düzenli tüketiniz.

30 Mart 2013 Cumartesi

Mide yanmasına doğal tedavi uygulayın.


Doğanın mucize bitkisel ürünleri ile sağlık sorunları kolay bir şekilde ortada kaldırılıyor ve insanlar daha sağlıklı bireyler haline geliyor. Hazır gıdaların veya fast food tarzı yiyeceklerin tercih edilip organik besinlerden uzak kalınması, sağlığı ciddi derece de tehlikeye attığı gibi, mide sorunlarına da yol açmaktadır.
Mide yanması yada reflü mide hastalıklarının en sık karşılaşılan şikayetleridir. Peki ne yapılabilir Mide yanması yada reflü sorununuz varsa bitkisel yöntemlerde çare bulabilirsiniz. Bir çoğumuzun tanıdığı Ahmet Maranki, mide yanmasını geçirecek bitkisel kür tarifi verdi. Mide yanması yada reflüye Ahmet Maranki’nin kürü ile son verebilirsiniz.
Malzemeler:
Lahana
Sarı patates
Hazırlanışı:
Lahana iri yapraklı, patates ise sarı olanlarından tercih edilmelidir. Çiğ olarak patates ve lahananın suyunu sıkın. İçine bir tatlı kaşığı zeytinyağı ekleyin. Sabah akşam birer bardak bu sıktığınız sudan için. 3 hafta böyle devam edin.

10 Mart 2013 Pazar

Ağrı kesici etkisiyle süpürge otu



Süpürge otunun taze çiçekli dalları suda kaynatılarak kullanılır. Zeytinyağı ile merhem haline getirilip çıban ve egzamalara sürülürse faydası görülür. Lapa haline getirilip ağrıyan bölgeye konursa ağrıyı hafifletir. Kasları güçlendirir. Gece altını ıslatma şikayetlerini gidermeye yardımcı olur.
Gut ilacı dişbudak
Dişbudak ağacının kabukları, yaprakları ve tohumları kurutulup suda kaynatılarak kullanılır. Antioksidandır. Soğuk algınlığı ve kas ağrılarına iyi gelir. Yaprakları romatizma ve gut ağrılarını hafifletir ve anne sütünü arttırır. Kabukları ateş düşürücüdür.

Egzamaya dulaptal
Dulaptal ağacının yalnızca kabukları tıbbi olarak kullanılır. Bitkinin çiçekleri, meyvesi ve yeşil kısmı oldukça zehirlidir. Bu nedenle dahilen kullanılmamalıdır. Egzama gibi cilt hastalıkları ile arpacığa karşı etkilidir. Tentür halinde romatizmalı bölgeye sürülürse ağrıyı alır.

Deve dikeni ateşi alır
Deve dikeni tohumu tıbbi olarak faydalıdır. Bir tutam devedikeni suda haşlanarak yudum yudum içilirse ateşi düşürür. Sirkesi iştahı açar, mideye kuvvet verir ve hazmı kolaylaştırır. Kumları dökmeye yardımcı olur ve cinsel gücü arttırır. Migrene ieyi gelir.

Astıma deniz üzümü
Deniz üzümü çalısının kuru dalları suda kaynatılıp suyu içilerek kullanılabileceği gibi meyveleri de yenebilir. Bronşları genişletici etkisi ile astıma karşı faydalıdır. Terletici ve ateş düşürücüdür. Deri alerjilerine karşı etkilidir. Tansiyonu yükseltir.

Mayasıl tansiyon düşürür
Mayasıl otu çiçekleriyle birlikte kaynamış suda demlenerek çay şeklinde ya da haricen kullanılır. Yüksek tansiyonu düşürür. Gaz söktürücüdür. Mide rahatsızlıklarına iyi gelir. Kandaki şeker oranını düşürücü etkileri ile şeker hastaları için faydalıdır. Spazm çözücüdür.

Nezleye mine çiçeği
Mine çiçeği, kurutulmuş yaprakları ve kökleri kaynatılarak kullanılır. Lapa haline getirildikten sonra romatizma ağrılarına ve iltihaplara karşı kullanılabilir. Kurutulmuş mine çiçeği 5- 10 dakika kadar demlendikten sonra süzülerek çayı içilir. Nezle ilaçlarının pek çoğunda mine çiçeği bulunur.

Kozo ağacı tenya düşürür
Kozo ağacı kırmızı, beyaz çiçekli, 20-30 metreye kadar boylanabilen, Afrika kökenli bir ağaçtır. Reçine, kosin, prokosin, kosidin, kosotoxin içerir. Çiçekleri solduktan sonra toplanıp kurutularak kullanılır. Başlıca etkisi bağırsak şeritleri ve tenyaları düşürmeye yardımcı olmasıdır. Kabızlıkta da faydalıdır.

Spazmlara kasnı otu
Kasnı otu 2 metreye kadar boylanabilen, sarı çiçekli, otsu bir bitkidir. Zamk, uçucu yağ ve reçine içerir. Kasnının gövdesi çizilerek elde edilen sakızı kullanılır. İştahı açar ve hazmı kolaylaştırır. Ağrı kesici etkisi güçlüdür. En önemli özelliği de spazm şikayetlerini gidermesidir.

1 Mart 2013 Cuma

Sedef Hastalığı bitkisel tedavi kürleri



Sedef hastalığından şikayetçiyseniz bu bitki kürlerini uygulamalısınız;

1. tarif,

Kurt pençesi, şahdere otu, papatya, mine çiçeği, fesleğen, lavanta çiçeği, ada çayı,
kekik, ıhlamur, huş ağacı, söğüt yaprağı veya kabuğu, biberiye, enginar, hindiba, ökse
otu, kuşburnu, alıç, hünnap, mayasıl otu, otların bir kısmı veya ayrı ayrı karıştırılıp çay
yerine aç veya tok karnına ballı veya pekmezli içilir.

2. tarif

100 gr. ardıç katranı
50 gr. toz kükürt, karıştırılıp harici sedeflere krem gibi sürülür.

3. tarif

Mersin yağı, kantaron yağı, çam reçinesi, kayısı, havuç, buğday yağı, portakal yağı
karıştırılıp harici sürülür.

4. tarif

20 gr. telli sürür
20 gr. mürdesenk
20 gr. kurşun tozu
150 gr. vazeline karıştırılıp harici sürülür.

5. tarif

100 gr. arı sütü
100 gr. ravent kökü
100 gr. zerdeçal
100 gr. polen
1 kg. bala karıştırılıp 3 öğün aç karnına 1 bardak kayısı suyuna 1 yemek kaşığı karıştırılıp içilir.

6. tarif

50 gr. krem tartar
50 gr. ravent kökü
50 gr. lüle kükürt
50 gr. kil-i ermeni
50 gr. demir dikeni tohumu

Sedef hastalığı nedir? tedavisi nasıl yapılır?



Sedef Hastalığı Nedir Sedef deride kırmızı üzeri beyaz pullu çeşitli büyüklükte döküntülerle seyreden iyileşme ve tekrarlamayla ömür boyu sürebilen bir cilt hastalığıdır. Toplumda her 100 kişiden 1-2’sinde rastlanır.

SEDEF HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?.
Sedef hastalığı deri üzerinde sedef beyazı renkte pullanmaların olduğu kırmızı plaklar halinde ortaya çıkar. Derinin üst katmanı aşırı derecede büyür ve kalınlaşır. Tırnaklarda bozukluk olabilir.

SEDEF HASTALIĞININ SEBEBİ NEDİR? NELER SEDEFİ ARTTIRIR?
Sedef hastalığının sebebi tam olarak bilinmemektedir. Hastalığın gelişimini ve şiddetini etkileyen birçok faktör olabilir. Hastalığa yatkınlığı olan kişilerde aşırı stres güneş yanığı deriye çarpma sürtünme gibi travmalar bazı ilaçlar boğaz iltihabı hastalığı ortaya çıkarabilir veya belirtilerini arttırabilir. Bu yüzden sedef hastaları veya ailesinde sedef olanlar sedefi arttıran veya ortaya çıkarabilen bu faktörlerden kaçınmalıdır. Bağışıklık sisteminin de etkisi vardır.

SEDEF HASTALIĞININ ÇEŞİTLERİ VAR MIDIR?
Sedef hastalığının şekli şiddeti devam etme süresi yerleşim yeri açısından çeşitleri vardır. En sık olarak önce küçük kırmızı bir kabarıklık oluşur. Giderek genişleme ve kabuklanmalar ortaya çıkar. Kabuklar sedefi beyaz veya gümüşi renklidir. Kabuklar kaldırıldığında altta küçük kırmızı kanama alanları görülür. Keskin sınırlı genelde simetrik çeşitli büyüklüklerde deriden hafif kabarık plaklardır. Vücudun her yerinde görülebilse de saçlı deri diz dirsek ve sırtın alt kısmı sıklıkla tutulan bölgelerdir

Sedef hastalığı olan kişilerde yüzde 10’a varan oranlarda eklem şikâyetleri olabilir.